Mustafa Uçurum; Esmerliğime Bakma
Esmerliğime bakma, içim buzdağı benim , Mustafa Uçurum, hayata kelimelerle cümlelerle dokunan, hayatı cümlelerle  ve kelimelerle yaşayan bir adam, kelimelerin, cümlelerinin kulağına duyguları fısıldayan adam, şiir tadında kısa kısa tadımlık öykülere hayat verdiği bu kitabını beğenerek okudum. Eğer sizde duygularınızın üzerindeki tozu almak istiyorsanız Mustafa Uçurum bu kitabı ile bu işi yapmaya talip... Kitabı soluksuz okudum. Okuma esnasında beni etkileyen ve kalem ile altını çizdiğim bazı cümleleri yazacak olursam; 

"Esmer bir gülümseyiş olsun yüzümde istiyorum. Aynı çocukluğum gibi. Esmer bir bakışın olsun hayata karşı."

Bir şehir ancak yıkıkken sevilir diyeceğim, kahretsin diyeceğim; bir çiçek ancak çiçekken sevilir, ağaç meyvedeyken, çocuk gülerken, Yıllar var ki hiç ayrılmadık onunla. Çalışmıyor. Olsun saatin durduğu an, ilk şiirimi yazdığım andır, Sen saçlarını daha uzat, hüznün kadar uzun olsun saçların, Ellerim cebimde ya, sanma ki rahatım. Ellerimin soğuğa direnci doğudan kalma, Yumruğunu ne kadar sıksan da önce kalbinde başlamalı yangın. Bu mevsime aldanma, her şey yerli yerinde olsa da, o gün gelir; değişir her şey. Yağmur başlar, rüzgar çıkar ansızın. Güneş çıkar habersizce dağların ardından. Önce, hazırlıklı olmalısın her şeye, Hep bu dilime takılan şiirler değil mi beni yola düşüren, Adını saklayacağım bir şarkıydı dilimdeki, Beni ancak bir müjde kurtarabilir ya da kaybolmam an meselesi, Şafak vakti bir rüzgar öpecek alnımdan, Sesim yangın yeri gibi çıkacak, Kayıp bir şiir arayan pastoral bir şair en çok kendini arar bu tenhalıkta, Herkes kendi çizgisini çekerek yaşıyor hayatı. Kendi izini bırakıyor geçtiği yollarda, Yağmurda çık dışarı ve ıslansın bakışların, Ah Kalbim, İstanbul bütün şiirleri yutuyor, Aşk...(derin sessizlik, kusursuz kabullenme), Pulu olmayan mektuplar var elimde. Göndereceğim yer çok ama gelecek cevaplara cesaretim yok, Yalnızlık ve sessizlik her şair ve yazarın en makus talihidir, Aşk bir tutam isyandır diyen kırık kalpler hep gecenin kalbinde avuturlar kendilerini, Varsın boşlukta sallansın eylülün hüznü. Ben en sıcak yüzümle; aya baktım iz oldu. Yüzün yansıdı yüzüme, Üfle en kutsal nefeslerini üzerime. Geceye gece eklemeden aydınlığın ol, Rüzgarını gönder, sana savrulayım. Sana çıksın yolum. Müptelan olayım, Söylenmemiş sözler gibidir aşk, Kendimi sende bulmak için kelimelere sığınıyorum, Esmer bir serinlik kaplıyor her yerimi,