Mustafa Çiftci'nin İletişim yayınları tarafından piyasaya sürülmüş olan "Ah Mercimeğim" isimli öykü kitabını büyük heyecan ve beklentiler içerisinde sipariş verdim. Daha önce aynı yazara ait olan "Bozkırda Altmışaltı" isimli öykü kitabını okumuş ve çok beğenmiş olduğumdan dolayı, yazarın bu kitabını hiç düşünmeden sipariş verdim. Kitap İletişim yayınlarından çıkmış 107 sayfadan oluşmaktadır. İçerisinde; "Ah Mercimeğim, Baba Nerdesin?, Bacanaklar, Bahar Eyyamında Bülbül Sesinde, Köfte Ekmek, Uykucu Duman ve Ben" isimli birbirinden güzel, birbirinden sıcak, buram buram İç Anadolu kokan altı güzel hikaye yer almaktadır. Yazarın hikayelerinde kullandığı dil günlük hayatta kullanılan yaşam dili olduğunu görülmektedir. Mustafa Çiftci Yozgatlılığını bir bakıma yazmış olduğu hikayelerde okuyucularına hissettirmek istemiş . Zaten anlatılan tüm hikayeler karakterler ve olayların geliştiği yerler İç Anadolu bölgesi olarak seçilmiştir. Hikayelere gelecek olursak aslında her biri kısa masal da denilebilir. Masalsı bir anlatımı var hikayelerinin hepsi günlük yaşamdan cımbızla seçilmiş hikaye konuları, yine günlük yaşamdan çok kaliteli gözlem ile seçilmiş karakteristik karakterler, biz okuyuculara anlatılmıştır. Bu anlatım esnasında sade bir anlatım dili kullanmış yazar Mustafa Çiftci. Bu sadelik bir bakıma anlatmış olduğu hikayelerin okuyucuya duygu olarak geçmesini daha bir kolay hale getirmiş. Hikayelerinde ise; olmayacak işlere kalkışmaya çalışan esnaflar, İmkansız sevdaların peşine düşen aşıklar, Okumak için annesinin babasının nikahını kıyan çoçuklar, Tek çareleri okumak olan hardal sarısı pantollar giyen bacanaklar... anlatılmaktadır.

"Abla desem bana yazık olacak diyen aşıklar, Lacivert duruşlar, Okul müdürü önünde cayır cayır şiir okuyan adamlar,  Ah mercimeğim diye söylenen iltifatlar, Altın suyuna batırılıp çıkarılan altın gibi kızlar, Gelin arabası olan mersedesler, Özal'ın peşinden giden siyasi hayaller, Yerinde durmayan deli gobeller, Deterjan kutuları, Rengarenk yorganlar, Padişah yastığı döşekler, Yozgatlılar, Çankırılılar, Çorumlular, Japon kalesi oynayan çocukluklar, On yaşında diplomatlar, Oralet gazoz ısmarlanan sefillikler, Ağlamaktan yorulan hayatlar, Hicaz'dan gelmiş develer, Sözü senet her imzası para olan mühendisler, Çizme filmlere dönen berduşlar, Erik tadında günler, Zeki Mürenler, Neşet ustalar, Ustasını soyacak deyyuslar..."

İç Anadolu'dan göğe yükselen ağrıların, heveslerin ve hayallerinin anlatıldığı buram buram yaşam kokan sade yalın, bir o kadar etkileyici anlatımın olduğu bir öykü kitabı.... Ah Mercimeğim